Denizli'den Hareket
Kale Kardelen Restoran
Henüz sokaklarına girmeden bile muhteşem bir görüntüyle karşılaşıyorsunuz Datça girişinde. Taş evler, usta ellerden çıkan işçilikleri ve değişik mimarisiyle hayran bırakıyor kendisini seyredenleri. Ahşap kapılar sıcak ve samimi görünümleriyle davet eder gibi duruyor karşınızda. Taş işçiliği, orijinaline sadık restore edilen evler, içine çekiyor bizleri. Taş döşeli yollarıyla dar sokaklar, bahçe duvarlarını süsleyen çiçekler, mor, pembe, beyaz, sarı fuşya rengi begonviller arasında dolaşmak ruhunuzu dinlendiriyor. Değil birkaç saat sokaklarında dolaşmak, “Ömrümün geri kalanını burada mı geçirsem?” hissine kapılıyorsunuz bir an...
Eski Datça’nın adeta ruhunu yansıtan, yöreye özgü çimdik oyaları ve ipek dokumalar harika görünüyorlar, “Al beni” dercesine… Ara sokakalarda küçük sanat atölyeleri dikkatimizi çeken bir başka detay. Rüya gibi bir atmosfer içinde dolaşırken Datça sevdalısı ünlü şairimiz Can Yücel’in adının verildiği sokağa yöneliyoruz. Son yıllarda, Can Yücel’le de özdeşleşmiş artık eski Datça…
Doğa, sanat ve eğlencenin doyasıya yaşanacağı Badem Çiçeği Festivali’nde bahara en erken merhaba diyenlerden olmak için yerlerimizi alıyoruz.
Datça, Marmaris'in 75 kilometre güneybatısında Ege ve Akdeniz'in kesişmesi noktasında konuşlu sakin bir sahil kasabası. Datça'nın üç tarafı da deniz ile çevrili. Muhteşem doğa, bakir koylar ve berrak denizi ile Datça tatilcileri ağırlamakta. Datça yarımadası boyunca yaklaşık 52 adet koy bulunmakta. Güneyde Hisarönü Körfezi ve kuzeyde Gökova Körfezi ile birlikte yarımadanın doğal güzellikleri görülmeye değer. Datça, balık, organik sebze ve meyveler, bal ve bademiyle meşhur. Ayrıca sualtı ortamı da dalgıçlar ve dalış tutkunları için ve sakin bir tatil sevenler için çok ideal.
Knidos’u görmeden Datça’yı gördüm deme. Knidos antik çağın en önemli ticaret , sanat ve kültür kenti. Demokrasinin ilk örneklerinin yaşandığı , çağının modern kenti olan Knidos, Ege Denizi ile Akdeniz’in buluştuğu bir konumda yer alır. Karia sınırları içinde bulunan Datça yarımadası Ege adalarından gelen Dor’ların hakimiyetine girer. Dorlar Datça Merkeze 2 km uzaklıktaki Dalacak Burnundaki Burgaz mevkiinde Knidos kentini kurarlar. Knidos M.Ö 4 . yy ortalarında 35 km uzaklıktaki , bugünkü kalıntıların bulunduğu Tekir burnuna taşınılır. Bu taşınmada deniz ticaretindeki gelişmeler etkili olmuştur. Bugün de Akdeniz’den Karadeniz’e giden gemilerin çoğu Knidos sularından geçmektedir. O günün şartlarını düşünürseniz, yelkenle hareket eden gemiler için Knidos dinlenmek, erzak temin etmek veya ticaret malı almak için gerekli bir limandı. Korunaklı doğal limanlarından dolayı da kötü havalarda da sığınılacak bir liman.
Denizli'ye Dönüş..
“Dünya bir kitaptır ve seyahat etmeyenler, onun sadece bir sayfasını okurlar.” – Aziz Augustine